Dr. Bülent URAN

Kişisel Web Sitesi

Üyelik Girişi

Bölüm 7 - Geçmiş

Geçmişin hipnozu ne demek?

 

Adım çıkmış hipnoza inmez sekize… Hipnozla ilgili algılar çok değişik… Algının kendisi hipnozu yaratıyor… Hipnozu hipnoz yapan da, ilginç olarak, hipnoza karşı oluşmuş olan hipnozlarımız…

Hipnoz olmak diye bir şey var… O bir şeyi olunca, başka birşeyler yapılacak ve birşeyler hayatımda değişecek… İşte hipnozla ilgili baş algı bu… Bu işi iyi yapanlar var, iyi yapamayanlar… Eğer iyi yapanı bulursak, o kişi benim sorunlarımı çözer… O zaman bakalım internete… Kim daha çok kitap yazmışsa en iyisi odur… İşte o zaman ben, Doktor Bülent Uran internetin reklam gücü sayesinde bir anda hipnoz uzmanı oluyorum.

Sayın arkadaşlar, sayın okuyucu, sayın şifacı, sayın hastalar, sayın terapistler ve de psikiyatristler… Hipnoz yapmak diye bir şey yok… Beyinde hipnozun karşılığı özel bir fizyolojik durum yok… Bunu hipnoz ve beyin kitabımda gayet ayrıntılı yazdım…

Hipnoz dediğimiz şey, beynin telkin alması ve bu telkine göre otomatik davranmasıdır. Eylemsiz hipnoz olmaz. Hipozu ancak bir eylemin mevcudiyeti ile anlarız. Bir eylem, bir durum, bir olay gerçekleşmeden hipnoz olmaz…

Bu eylemlere fizyolojik değişiklikler de dahildir… Örneğin, uzun yıllar, karabiberli bir şey yediğim zaman benim midem yanardı. Birgün bunun hipnoz olduğunu anladım ve basit bir EFT çalışması ile bunu çözdüm… Yani geçmişin basit bir hipnozunu bozdum…

Hipnozun yıllardır yaptığım tarifi (bu benim uydurduğum bir tanım değil) “hipnoz bilincin kritikal faktörünün baypas edilerek bilinçaltında selektif  bir fikrin kalıcı olarak kabul edilme halidir” olmuştur. Bunu basitleştirirsek hipnoz bir telkinin kabul edilme halidir. Bir telkinin ancak uygulaması varsa kabul edildiği anlaşılır. Sonuçta, “burda bir hipnoz var” demek için bir eylem, bir davranış oluşması gerekir.

Hipnoz bir trans durumu değildir. Ama aynı zamanda bir trans durumudur. Kişi bir davranışı kritize edemiyorsa, trans halinde demektir. Kritikal faktörü baypas olmuş demektir. Ama bu durumu bir takım sihirli yöntemlerle sağlamanız mümkün değildir. Hele bilinçaltına öyle her istediğinizi yaptırmanız zaten mümkün değildir. Zihin ancak kabuledilebilir telkinleri kabul eder.

Alışkanlık - Hipnoz Farkı
Her otomatik davranış zamanla kendi inancını yaratır. Her otomatik davranışın, yani bilincin denetiminde olmayan davranışın hipnoz olması gerekmez. Farkında olmadan, sorgulamadan sürdürülen davranış ya da eylemlere alışkanlık denir. Her hipnoz bir alışkanlıktır. Ama her alışkanlık bir hipnoz değildir. Hipnozu hipnoz yapan dayandığı telkinin, yani inançlaşmış telkinin gerçek dışı olmasıdır. Her hipnoz yanlışlanabilir. Hem de basitçe yanlışlanabilir. Bir fikir yanlışlanıyorsa inançtır. Ne yanlışlanabiliyor ne doğrulanıyorsa kabullenmedir. Hipnoz yanlışlanabilir inançlara göre davranışlardır. Bu konudaki ayrıntıları değersizlik inancı kitabımda bulabilisiniz.

Geçmişin hipnozunu bozmak kitabımda, vermek istediğim mesaj “hastalıklardan kurtulmanın yolu geçmişin hipnozlarını bozmakla başarılacak bir şeydir” olmuştu.  Ama o kitapta, açıkçası benim de o zamanki bilgilerimin olgunlaşmaması nedeniyle, hem hipnozu tam anlamıyla tanımlayamamıştım hem de o hipnozların neler olduğunu… Hem de yanlış bir inancın neden hastalık yarattığını açıkçası tam derinliğine işleyemedim. Bunu bir parça değersizlik inancı kitabımda telafi ettim… Ama o kitap sadece açıklamalarla kaldı. Nasıl yapacağımızın detaylarını işte yeniden bu kitaba devrettim. Nasılın ip uçlarını tabiki EFT ile iyileşin kitabında da bulacaksınız… Am bu kitapta o kitaplarda söyleyemediğim, yazamadığım bir çok ayrıntıyı bulacaksınız, çünkü kendimi, formatla, sayfa sayısı ile sınırlamıyorum. İnternetten özgürçe bol bol yazıyorum. Öğrenmek isteyen herkesin sunumuna ve kullanımına açık bir şekilde…

Geçmişin hipnozunu bozmak demek; bilinçaltından bir inancın etkisini ortadan kaldırmak demektir. Yani bir otomatik davranışı ya da fiziksel bir etkiyi ortadan kaldırmak demektir.

O zaman, tersten okursak, bir kişiyi hipnoz yapmak demek, oraya gerçek dışı bir fikri, yani yeni bir inancı ekmek ve buna bağlı yeni bir otomatik davranış geliştirmek demektir. “Sigara filtresini her dudaklarına değdirdiğinde dudaklarında tahammül edilemez bir yanma hissediyorsun" telkini” eğer bilinçaltı tarafından kabul edilirse, yeni bir hipnoz yaratmışız demektir. Çünkü bu gerçek dışı bir durum. Sadece telkini alan kişinin dudaklarının gerçeği oluyor. Çoğu kişi “gerçek ya da gerçek dışı her neyse, sigara içmemi engelliyorsa neden yapmıyorsun?” diye bana kızar, ya da eleştirir.

Nedeni çok basit. Eski hipnozu silmeden yeni bir hipnoz yerleştirirsen çatışma yaratırsın ve gerçek hastalıklara davetiye çıkarırsın. O halde kronik hastalıkların nedeni, sadece bilinç altımızda hipnozların olması değildir. Bu hipnozlarla bir çatışmanın açığa çıkmasıdır, hastalıklara giden esas yol. Hayatta her yeni bir durum yeni bir hipnoza yol açabilir. Bu hipnozların çatışması ise hastalık yaratmaya başlar. Detayları konular ilerledikçe işleyeceğim.

Bitirmeden basit bir örnek. Daha dün görüştüm bir kişiyle. Panik atağı için youtube'den hazır bir telkin indirmiş ve gece uyurken dinlemeye başlamış. Gece müthiş bir kulak uğultusuyla uyanmış. O günden beri birçok kulak doktoru gezmiş ama sonuç alamamış… Ne oldu? Basit. Bilinçaltı mevcut hipnozlarına çok ters telkinler duymaya başladı ve onları susturmanın yolu olarak bu kulak uğultusunu yarattı…

Atmasyon mu? Bilim dışı mı? Belki ama… Buna benzer ve çözümlenmiş o kadar çok hikaye anlatacağım ki size, bu kitap boyunca… Belki sizin de kulaklarınız uğuldamaya başlayacak…


Son düzeltme: 16.01.2017


Yorumlar - Yorum Yaz


Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam23
Toplam Ziyaret124193
Çalışma Kampları

2018 Yaz Kampı

Temmuz 7 - 15

Ayrıntı;
www.bulenturan.net


KİŞİSEL GELİŞİM ÇALIŞMALARI


Yaklaşan Etkinlik

Değersizlik İnancı



 7-PATH






KİTAPLARIM
açıklama için resme tıklayınız