Dr. Bülent URAN

Kişisel Web Sitesi

Üyelik Girişi

Bölüm 8 -Zihin

Zihin, Bilinçaltı, Bilinç, İnanç, Duygular, Hisler vs

Tüm kitap boyunca, esas muhatabımız zihin olacak.  Her ne kadar zihin muhatabımız olacak olsa da esas oğlan bilinçaltı olacak. O nedenle baş aktörleri iyi tanımak lazım.

Zihin nedir?

 Zihin basitçe varlığımıza ait olduğunu bildiğimiz ama mevcut modern cihazlarla dahi doğrudan ölçülemeyen ya da gösterilemeyen özelliklerimizdir. Bunların başında da duygularımız ve düşüncelerimiz gelir. Zihnin ağır topları bunlar. Duygular ve düşünceler. Tabii başka elemanlar da var. Hisler, anılar, hayaller gibi… İrade gibi…

Zihni işleyişi anlamak için, daha anlaşılır olsun diye iki ana kategoride inceliyoruz. Kasten ve bilerek, isteyerek iki ayrı parçaya ayırıyoruz. Yoksa gerçekte böyle bir somut ayırımı bedenimizde bulamayız. (Her ne kadar bazı nörologlar ya da araştırıcılar diyelim, beynin bazı bölgeleri ile bazı zihinsel süreçler arasında ilişkiler olduğunu belirtseler de, aynı beyin bölgeleri birçok sürece eşlik etmektedir).

Bilinç düşünen aklımız diyelim. Düşünen, analiz yapan, mantık kuran, seçim yapan, karar veren, irade ortaya koyan zihinsel ögelerimizi içermektedir.  Bilinçaltı ise temel olarak koruma görevini üstlenmiş zihinsel ögelerin toplamıdır. Bilinçaltının asli görevi ait olduğu varlığı korumaktır. Bu koruma ögeleri en ilkel araçlardan en gelişmiş araçlara kadar bir yelpaze oluşturur. Refleksler, savaş ya da sıvış sistemi,  anılar, hafıza, alışkanlıklar hepsi bilinçaltının kullandığı ya da yarattığı şeylerdir.

Ya da bunların toplamıdır bilinçaltı. Davranışlarımız zihnimizin bir ürünüdür. Alışkanlıklarımız bilinçaltı ile daha yakından bağlantıda iken, iradi eylemlerimiz bilinçle bağlantılıdır.

Şu anda, çok basit bir resim çiziyorum. Bu resmin rötuşları ilerleyen bölümlerde yapılacak, fazlasıyla ve ayrıntılarıyla.

Bilinçaltı ait olduğu varlığı tehlikelerden korumalıdır, dedik. Bunu nasıl yapacak? Ya hazır bir bilgi arşivine sahip olacak, ya da hızla tehlikeli olanla olmayanı birbirinden ayırmayı öğrenecek. Her ikisi de bilinçaltının çalışmasının içindedir. Doğuştan gelen tehdit bilgilerine her canlı ve dolayısıyla insan da sahiptir. Karanlık, yükseklik, büyük ve hareketli objeler, yüksek ses veya ışık, doğan her canlının korktuğu ve savunma mekanizmalarını harekete geçirdiği durumlardır.

Evet, bilinçaltı sadece “aloo tehlike var” demekle sınırlı değildir. Aynı zamanda tehlikeden korunma mekanizmalarını da harekete geçirir. Tehdit karşısında her canlının bedeni hızla tepki gösterir. Tepkinin birinci aşaması bedendeki enerjinin arttırılması ve yeniden dağıtılmasıdır. İkinci aşaması ise bu artan enerji ile tehlikeden uzaklaşacak bir eylemin ortaya konmasıdır.

Bu eylemler esas olarak iki kategoridir.

Kaçma veya saklanma eylemleri ya da kaçırma ya da savaşma eylemleri. Ama eylem ne olursa olsun bilinçaltının yarattığı enerji sistemi değişiklikleri hemen hemen özdeştir. Kalp hızla çarpar, nefes alışı hızlanır, beden kasları gerginleşir, kollara bacaklara kan dolar. Bağırsak, cinsel organlar ve deriden kan çekilir. Yani kan aracılığı ile enerji o an için işe yaramayan organlardan harekete hızla geçmek için çalışması gereken organlara transfer edilir.

İşte tehdit karşısında oluşan bu enerji değişimine duygu değişimi diyoruz. Beden nötr duygu durumundan yüksek enerjili duygu durumuna geçmiş olur.

Yani duygu dediğimiz zaman o andaki bedenin enerji durumunu ifade etmiş oluyoruz. Farklı enerji durumları için farklı duygusal ifadeler kullanırız. Bunlar korku, öfke, üzüntü gibi isimlerdir.

 Duygular bu kitabın ana fikridir, baş aktörüdür. Tüm açıklamalarımız ve çalışmalarımız duygu üzerinden olacak. Tüm ayrıntılarıyla öğreneceğiz duygularla çalışmayı. Çünkü duygu koçluğunu öğreneceğiz. Amacım duygu koçu yetiştirmek. Ya başkalarına ya da kendine rehber olacak duygu koçları. Tüm regresyon çalışması duygu koçluğunun bir parçasıdır zaten.

Duyguları yönetmeyi bilen regresyon seansını da yönetmeyi bilir.

Duygular enerji bedenimizin yapısı içindeyken, duyguların hareketlerinin fiziksel bedendeki karşılığı hisler olur. Hisler fiziksel bedenimizi duygularla bağlantılı hale getirir.

Duyguları doğrudan saptayamayız. Sadece hisler üzerinden fark ederiz. Bu nedenle de günlük yaşantımızda his ve duygu birbirinin karşılığı gibi kullanılır ama birbirinden farklıdır. Esas somut olan duygudur. His duygunun sanki aynadaki görüntüsüdür. Duygular titreştiği zaman kendini bir hisle belli eder. Duygu koçluğu sırasında duyguyu harekete geçirmek için uğraşırız, kışkırtmaya çalışırız. Duygunun kışkırdığını ancak hisleri hissederek anlayabiliriz.

 Her duygu bedende bir his kompleksi ile temsil edilir. Ama her hissin duygusal karşılığı bulunmaz. Hisler bir yönüyle bedenimizde bir şeylerin ters gittiğini haber veren alarm görevi görürler. Eğer fiziksel işleyişte bir anormallik yoksa duygusal hislerden bahsederiz. Duygusal hislerde o anda bedenimizin enerji kanallarında duyguların titreştiğinin karşılığı olurlar.

Duygular ya şu anda yaşadığımız bir olayla ilgilidir ya da geçmişte yaşadığımız olaylarla. Eğer geçmişte yaşadığımız olaylarla ilgiliyse duygu sıkışmasından bahsederiz. Yani o anda bir his hissederken bu hissin fiziksel karşılığı yoksa ve o anda yaşadığımız olayla da duygusal bir bağlantısı yoksa geçmişten bir duygu içimizde titremiş demektir. Yani geçmişin hipnozu titreşmiş demektir. O zaman hisler bir yönüyle bize hipnozlarımızı işaret eder…

Buradan bir sonuç çıkarabiliriz. Hipnozlar duygularla bağlantılıdır. Ama hangi duygularla? Geçmişin sıkışmış kalmış duygularıyla… O halde hipnozu besleyen güç sıkışmış duygulardır. Her inanç, inanç olurken sıkışan duygunun enerjisiyle beslenir. İşte zaten inancın gücü bu beslenen enerjiden kaynaklanır.

Geçmişin hipnozunu bozmak demek enerji bedenini temizlemek demektir.

Geçmişin hipnozunu bozmak enerji bedeninde sıkışmış kalmış duyguları yeniden akıtmak demektir.

Bilinçaltının somut karşılığı enerji bedenindeki sıkışmış duygulardır.

 Son düzeltme: 20.01.2017


Yorumlar - Yorum Yaz


Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam24
Toplam Ziyaret124299
Çalışma Kampları

2018 Yaz Kampı

Temmuz 7 - 15

Ayrıntı;
www.bulenturan.net


KİŞİSEL GELİŞİM ÇALIŞMALARI


Yaklaşan Etkinlik

Değersizlik İnancı



 7-PATH






KİTAPLARIM
açıklama için resme tıklayınız