Dr. Bülent URAN

Kişisel Web Sitesi

Üyelik Girişi
VİDEOLAR
HUMOR

Bölüm 3 - Hipnoz

Hipnoz Anlayışım…

Hipnozla ciddi olarak Fethiye’de tanıştım. (Gayri ciddi tanışmam İzmir’de Kadir Demirel’in bir seminerinde olmuştu). Özellikle, hiçbir şey bilmeden hamilelerde uygyuladığım basit gevşeme ve rahatlama telkinlerinin son derece olumlu etkilerini ve geribildirimlerini deneyimledikçe hipnoz  bir and benim en önemli ilgi alanım içine girdi. İnternetten bulduğum bilgilerle denemelere başladım. Eğitim kasetleri ve kitaplar getirttim yurtdışından… Bir süre sonra gerçekten kitabına uygun hipnoz yapmaya (!) başladım. Bu alana giren her fani gibi hipnoz yapmayı, kişiyi transa almak olarak öğrendim. Ama bir süre sonr o hipnoz yapmanın tek başına bir şey sağlamadığını, hipnoterpi denen bir şeyin olduğunu öğrendim. Hipnoterapi tekniklerini kurcalamaya başladığım zaman da regresyonla tanıştım.

Regresyon denemeleri yaptıkça (tabii 5 PATH eğitimini aldıktan sonra… Ayrıntılar ilerleyen bölümlerde…) geçmişten gelen inançların nasıl güçlü wetki yarattığını gözlemlemeye başladım. Hipnoz kitaplarında ya da eğitimlerinde de zaten çocuklukta kritikal faktörün olmadığı için her telkinin kontrolsüz bir şekilde bilinçaltına kaydedildiğini anlatmışilardı. O halde esas hipnoz çocuklukta yapılandı ve sorun yaratan, hastalıklara yol açan geçmişin hipnozuydu. Bu bakış ilk kitabımın da adı oldu bu nedenle.

Geçmişin hipnozunu bozmak. Gerçek iyileşmeye açılan kapı.

Geçmişin hipnozunu bozmak anlayışı benimle özdeşleşti diyebilirim. Kitabı yayınladığımdan bu zamana kadar geçen sürede hipnoz kavramına farklı bir bakış yerleştiremeye çalıştım. Verdiğim eğitimler yıldan yıla evrimleşti. Gerek eğitimlerim olsun, gerekse kişisel gelişim çalışmalarım ki buna yaz kampları da dahil, anlattığım şeylerin ana fikri “nasıl bir hipnoz içinde yaşadığımız” olmuştur.

Hipnoz tanımım yıllar içinde çok netleşti. Telkin içerikleri de keza buna uyumlandı.

Hipnoz dediğimiz zaman artık bir eylemi anlıyorum. Kişinin bilinçaltındaki sanal bir inanca göre, sanki bir inanç varmışta ona göre, otomatik davranma şeklidir. Tanım gereği tüm inançlar yanlıştır ve kolaylıkla yanlışlanabilir. O zaman hipnoz yaşamın, evrenin işleyiş gerçeklerine aykırı bir davranış şekli olmaktadır. Basitçe hipnozda yaşamak gerçek dışı yaşamak olmaktadır.

(İnanç, hipnoz ve hastalık ilişkisini değersizlik inancı kitabımda ayrıntılı bir şekilde anlattım.)

O nedenle geçmişin hipnozunu bozmak dediğimiz zaman gerçek dışı bir takım inançlara göre hayatımızı şekillendirmekten vazgeçmeyi anlıyoruz. Tabi ne gerçektir, ne gerçek dışıdır, ya da gerçek dışı yaşamak neden sorunlara yol açmaktadır, ayrıca derinlemesine tartışabiliriz. Yeri geldikçe bunlardan bahsedeceğim.

Zamanla “hipnozda yaşamak”ın karşısına “spiritüel yaşamak”ı yerleştirdim. Bu karşılık benim için de rahatlatıcı oldu. Çünkü spiritüellik kavramını bir türlü kafamda bir yere oturtamıyordum. “Spiritüel yaşamak; yaşamın, evrenin işleyiş kurallarıyla uyumlu yaşamaktır” dediğim zaman birçok şey benim zihnimde yerine oturmuş oldu.

Bu anlayışım nedeniyle benim için sağaltım (terapi demeyelim artık, psikiyatristler patent hakkı istiyormuş), iyileşme, değişim, aydınlanma, kişisel gelişim adına ne dersek diyelim tek bir amaca yöneliktir. Önce hipnozlarımızı fark etmek, sonra da bu hipnozlardan kurtulmak… Farkındalık ve özgürleşme çabası diyebiliriz.

Özgürleşme çabası diyorum, çünkü bu çaba bitmez. Bazı psikoterapi anlayışları, bilişsel terapi gibi, kişinin bilmesinin, ya da farkında olmasının iyileşme için yeteceği düşüncesinde ya da hipotezindedir. Ama iyileşme somut bir çaba gerektirir. Enerji bedeninin temizlenmesi çabası diyebiliriz buna… “Bilmekle yapmak aynı değildir” derim ben bu nedenle. Bilen olduğu yerde sayar, yapan ise yol alır.

O halde hipnozlarımızı da iki gruba ayıralım. Farkında olduklarımız ve farkında olmadıklarımız. Ancak farkında olduğumuz hipnozlarımızdan kurtulma şansımız vardır. Farkında olmadıklarımız ise hayatımızı yönetmeye devam eder. Farkında olduğumuz hipnozlar daha tartışılabilirdir. Farkında olmadıklarımız ise içten içe hayatımızı oymaya devam eder. Hayatımızı oyan şeyler bedenimizi de oyar.

Sağaltımda en zor şey kişiye hipnozlarını fark ettirmektir.

Sağaltımcı olmak isteyen hevesliler bir an önce teknikleri öğrenmek isterler. Teknikteki sırrı ararlar. Hipnoz nasıl yapılır, regresyon nasıl yapılır. Anne karnına nasıl gidilir vs…

Ama işin esas zor kısmı kişiyi bu teknikleri uygulayacak kıvama getirmektir. O nedenle de bu kitabın belki yarı kısmı farkındalık yaratma çabalarını da anlatmama neden olacaktır. Teknikleri de tüm detaylarıyla anlatacağım merak etmeyin. Ama bu teknikleri öğrenmek isteyen sağaltımcı ya da sağaltımcı adayı arkadaşların hangi hipnozla sağaltımcı olmaya niyet ettiklerinin farkında olması gerekir. 

son düzeltme 12.01.2017


 


Yorumlar - Yorum Yaz


Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi4
Bugün Toplam139
Toplam Ziyaret115540
Çalışma Kampları

2018 Yaz Kampı

Temmuz 7 - 15

Ayrıntı;
www.bulenturan.net


KİŞİSEL GELİŞİM ÇALIŞMALARI


Yaklaşan Etkinlik

Değersizlik İnancı



 7-PATH






KİTAPLARIM
açıklama için resme tıklayınız